BARONUN, HUKUKUN YANINDAYIZ

Toplumun bir arada yaşamasının temeli hukuka ve adalete dayanır. Devletin bir kurum olarak varlığının ve iktidarın gücünün, hukuka dayanması gerekir. Aksi halde milyonlarca insanın iradesini temsil etme hakkı yoktur. Devlet ve iktidarlar kitleleri ikna kabiliyetini; adil ve hukuka bağlı oldukları, kendi eylem ve işlemlerinin dahi bağımsız ve adil mahkemelerce denetlendiği iddiasıyla kazanırlar.
Bunun teminatı yargılanan herkesin, avukatlar tarafından güçlü bir şekilde savunulabilmesine dayanır. Çünkü avukatlık; bağımsız ve adil yargılamanın olmazsa olmazı, aynı zamanda tek denetleyicisidir. Günümüzde avukatlık ve barolar, devasa bir güce sahip devletler karşısında, halka vaat edilen hakların güvencesidir.
Adalet olmadan eşitlik, özgürlük ve demokrasi olamaz. Adalet yoksa birilerinin üstün olduğu iddiasına karşı bir şey yapılamaz ve güç sahibi olan, istediği gibi davranma hakkını kendinde görebilir. Bu durumda hiç kimsenin, yaşam hakkı dâhil herhangi bir hakkını koruması mümkün değildir. Barolar adaletin teminatıdır, halkın sesi ve özgürlüğün nefesidir. Adalet; adil yargılanma hakkı ve onun teminatı olan avukatlar, bağımsız demokratik barolar olmadan demokratik hukuk devleti olmaz ve devletin meşruiyeti sorgulanır durumu doğar.
Bugünlerde, tüm toplumun adil yargılanma hakkı büyük bir tehdit altındadır. Hukuksuzluk öyle bir boyut aldı ki, kimsenin ve hatta avukatların dahi adil yargılanma güvencesi kalmadı. Adil yargılanma hakkı için iki avukatın ölüm orucunda olduğu vahim bir tablo söz konusudur.
Ülkemizde yaşanan hukuksuzluğun ve hak ihlallerinin karşısında en önemli güçlerden birisi barolar ve sayıları 200 bine dayanmış avukatlardır. Bunun için avukatlar susturulmaya, baroların gücü kırılmaya çalışılıyor. Avukatlık mesleğinin tüm tarihsel süreçler ve mücadeleler sonucu kazanılmış, savunmanın bağımsızlığı ve hak arama özgürlüğüne ilişkin misyonu tehdit altındadır.
Avukatlık Kanunu, avukatların iradesine aykırı olarak değiştirilmek isteniyor. Tüm barolar (80 baro), savunmanın bağımsızlığının, yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkesinin ortadan kaldırılması anlamına gelen değişiklik girişimine itiraz ediyor. Değişiklikle, avukatın yargılamaya ilişkin rolü kısıtlanmaya; avukatlık mesleği Adalet Bakanlığı’na bağlanmaya; Barolara kayıt, çoklu baro ve seçim sistemi değişikliği ile Baroların gücü kırılmaya; Baroların halkın haklarını ve özgürlükleri korumak adına dava açma yetkisi ortadan kaldırılmaya çalışılıyor.
Kent konseyleri olarak diyoruz ki; kentli haklarının korunması yanında; ormanın, suyun, tarihsel mirasın, kadın ve çocuk haklarının, hayvan haklarının korunmasında hukuku savunan barolar bizlerin güvencesidir. Barolar, hak arama özgürlüğünün ve demokratik hukuk devletinin teminatıdır. Aynı tehdit, diğer kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları için de geçerlidir. Tehlikenin farkındayız. Bu nedenle, bizler de baroların, avukatların itirazlarına itirazımızı katıyoruz. Adımlarımız, Ankara’ya yürüyen baro başkanlarının adımlarının yanındadır.
TÜRKİYE KENT KONSEYLERİ PLATFORMU – İsmail KUMRU
EDİRNE KENT KONSEYİ – Ziya GÖKERKÜÇÜK
21.06.2020
Henüz yorum yapılmamış.